| |
TemeL Fıkraları
|
FİZİK DERSİ |
|
Temel, idris ve Dursun fizik dersindeler. Hoca sozlu yapmak icin
Dursun'u kaldirmis.
- Kalk bakalim Dursun. Sicak bir gunde arabanla gidiyorsun. Sicak
bastirdi. Ne yaparsin?
- Cami acarim, hocam.
Hoca atlamis;
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Dursun'da yanit yok tabii. Oylece kalakalmis. Sifirini almis oturmus.
Bu arada Temel fizikcinin lazlara gicik oldugunu bildiginden sira
kendine gelecek diye korkmaya baslamis. Hoca bu kez,
- Sen kalk bakalim, idris. deyince Temel iyice sinmis. Hoca,
- Soyle bakalim idris. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak
bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Cami acarim, hocam.
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Idris de yanit verememis ve sifiri alip oturmus. Temel'i iyice bir
telas almis. Hoca Temel'e donup,
- Temel, kalk bakalim. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak
bastirdi. Ne yaparsin?
- Ceketimi cikaririm, hocam.
- Daha sicak oldu.
- Gomlegimi cikaririm, hocam.
- Daha da sicak oldu.
- Pantolonumu cikaririm, hocam.
- Oglum cok sicak oldu.
- Atletimi cikaririm, hocam.
- Oglum yaniyorsun sicaktan.
- Donumu cikaririm, hocam.
- Evladim, ter icinde kaldin.
- Herseyimi cikaririm, hocam.
- Sicak imanini gevretiyo yahu...
- Hocam, bosuna ugrasma, anami da ..kseler acmam o camı...!!!
|
|
TEMELİN KELİ |
|
Dursun Temel'in kelini ne zaman görse onun kel kafasına
takılırmış....
Yine birgün Dursun Temel'in kelini okşayarak:
- Tıpkı benim hatunun k*çı gibi...
Bu duruma artık tahamül edemeyen Temel eliyle kel kafasnı elliyerek:
- Doğru söylüyon aynı onun k*çı.
|
|
MESUT |
|
Temel'e sormuşlar
- "Dünyanın en mesut insanı kimdür?"
Temel:
- "Adem babamuzdur. Onun kaynanasu yoktur da!"
|
|
CENAZE NAMAZI |
|
Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş.
Soranlara: -Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum" diyormuş. Bir
müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada
görenler: -Hani sen çenaze namazi pilmezdun? -Pu çenaze namazu tegil
çi, payram namazu.
|
|
TEMELİN UTANCI |
|
Temel İdris'e:
- Ula idris dun ne oldi pileymusun?
- Ne oldi...
- Pizum kari ile tarlada calisirken pirden bir ayi peydahlandu
- Sonra?
- Yakaladi pizum kariyi...
- Eee?
- çikardi donuni...
- Yapma ya?
- Basladi *ikmeye...
- Sonra?
- Tam o sirada pizum kari osurmazmi pi utandum pi utandum...
|
|
MEDENİYET |
|
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için
bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye
başlamış. Önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don
çıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi
gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş.
"Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra
Fransız'ın valizine gelmiş. açmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi
anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı,
Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye
yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!"
demiş görevliler. Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12
adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu
temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş
"Ocak, Şubat, Mart,......"
|
|
TİTANİK |
|
Titanik battığında üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve
Temel)İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu
kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız
- "Hadi golf oynayalım"
demiş. İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş:
- "Ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum"
deyince ,
- "Çok kolay, sopa, top ve delik lazım"
demişler. İngiliz:
- "Bende sopa var."
Fransız:
- "Bende de top var."
Temel:
- "Ben oynameyrum."
|
|
VİSKİ |
|
Temel yolda giderken bir anlık dalgınlık sonucu karşı yönden gelen
bir arabayla çarpışmış.
Hemen arabadan çıkan Temel karşı aracın sürücüsünü kontrol etmiş.
- Geçmiş olsun kardeş birşeyin yoktur umarım.
diyerek karşı tarafın sürücüsünü teselli etmiş.
Bu arada arabasının torpidosundan küçük bir şişe viski alıp diğer
sürücüye uzatmış
- İç kardeş rahatlarsın.
demiş.
Karşı aracın sürücüsü teşekkür ederek bir iki yudum almış sonra
Temel'e.
- Sen içmiyormusun kardeş.
demiş Temel de
- Ben polisler gelip rapor tuttuktan sonra içeceğim.
demiş.
|
|
DON |
|
Gümrük kapisinda bir ıngiliz, bir fransiz ve Temel geçmek için
bekliyorlarmis. gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye
baslamis.
önce Ingiliz'in valizine bakmislar. içinden 7 adet don çikmis.
- niye 7 tane?
diye ıngiliz'e sormuslar. o da
- haftanin yedi gün var. hepsi için bir
tane. pazartesi, sali, çarsamba... demis.
- vay be! helal olsun medeniyete, temizlige bak adamlardaki.
sira fransiz'in valizine gelmis. açmislar bakmislar 8 tane don.
- 7'yi anladik da niye 8? diye sormuslar.
fransiz
- pazartesi, sali, çarsamba... hergün için bir tane, bir tane de ne
olur ne olmaz diye yedek aldim demis.
- vay be! adamlardaki temizlige medeniyete bak! demis görevliler.
sira temel'e gelince açmislar bakmislar tam 12 adet don.
- vay be! ne varsa bizim insanimizda var. şu medeniyete, şu
temizlige
bak! sormuslar
- neden 12 adet?
bizimki cevap vermis
- ocak, subat, mart,......
|
|
BERAAT |
|
zamanın mafya babalarından birisi idam cezasıyla yargılanıyormuş.
mafya babasının adamları jüri üyelerinden olan temeli sıkıştırır;
- ne yap et,babanın cezasını muebbet hapise çevirt.
temel bu olaydan çok korkar ve mahkeme günü gelir çatar sanıklar
dinlenir. jüri karar vemek için bir odaya girer.daha sonra karar
açıklanır
- müeebet hapis,
babanın adamları sevinçten havaya uçarlar ve temelin yanına gelerek
- bunu nasıl becerdin.aferin sana aferin derler.
temel babanın adamlarına döner ve şöyle der
- valla uşaklar millet beraat beraat diye tutturdu,müebbet hapise
çevirene kadar akla karayı seçtim
|
|