| |
Sarışın Fıkraları
|
ATEŞLİ SARIŞIN |
|
Güzel mi güzel olan genç bir sarışının bir tanesi, telefonda yüksek
ateşli olduğunu söyleyerek doktordan randevu alır
Randevu saatinde sarışın doktorun yanına gider ve sırası gelince
içeri girer
Doktor her hastasına sorduğu gibi bizim genç sarışına da aynı soruyu
sorar
şikayetiniz nedir hanim efendi?
Ah doktor bey bir bilseniz çok ateşim var
o zaman derece ile bir ateşinizi ölçelim buyurun dereceyi ağzınızda
biraz tutunuz
ay doktor bey ben dereceyi ağzıma alamam, ondan tiksinirim
o zaman öyle ise koltuk altına koyunuz oradan ateşinizi ölçelim
ay doktor bey orası katiyen olmaz, ben çok gıdıklanırım
o zaman ateşinizi ölçebileceğimiz, son çare olarak tek bir yer
kalıyor
Neresi doktor bey?
Ancak makatınıza dereceyi koyarak ölçebiliriz
bu fikir bizim genç bayanın aklına yatar ve kabul eder
Tabii bu arada derecenin makatına yerleştirilmesi için gereken
pozisyonu da almıştır
Tamam doktor bey ben hazırım ateşimi ölçebilirsiniz
Doktor da ateşi ölçmek için atağa kalkar
Bizim genç sarısından yine bir itiraz gelir
şey doktor bey
ne oldu hanim efendi?
o dereceyi koyduğunuz yer makatım değil ki
ha ha ehm oraya koyduğum şey de, zaten derece değil...:))
|
|
DİLE BENDEN NE DİLERSEN |
|
Yaşlıca bir bayan evindeki koltuğunda oturup uzun geçmiş hayatını
gözden geçirirken birden bir peri karşısına çıkıverir ve ona 3
dilekte bulunabileceğini söyler.
- ''Peki'' der yaşlı kadın.
- ''Zengin olmak istiyorum''.
Peri bir el hareketiyle kadının koltuğunu som altına çevirir.
- ''ikinci olarak'ta güzel ve genç bir prenses olmak istiyorum''
der.
Birden başında paha biçilemez bir tacı olan dünya güzeli bir prenses
oluverir.
- ''üçüncü ve son olarak ne istersin'' diye sorar peri.
O sırada yaşlı köpeği ağır bir şekilde kafasını kaldırır ve zayıf
bir "hav" sesi çıkartır.
Prenses çok sevdiği köpeğine bakar ve şöyle der;
- ''Kopeğimi yakışıklı bir prense dönüştürebilirmisin?''.
Tam o anda, şimdi güzel bir prenses olan yaşlı kadının önünde
dünyada hiç kimsenin görmediği kadar yakışıklı bir prense dönüşür
köpek.
Hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar yakışıklıdır bu prens.
Kadın ona büyük bir hayranlıkla bakar ve o anda ona aşık oluverir.
Prens ona doğru yaklaştığında kadının heyecandan dizleri titremeye
başlar.
Prens ona doğru eğilir ve dudakları neredeyse kadının kulağına
değecek şekilde şöyle fısıldar;
- ''Eminim şimdi, zamanında beni hadım ettirdiğine çok
pişmansın''...
|
|
ÇARE YOK |
|
Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düşmüş. Bakmış köylüler
dertli bir şekilde oturmuş düşünüyorlar, merak edip sormuş;
- ''Ne var? Nedir derdiniz?''.
- ''Genç bir kadın var çok hasta ölüyor''.
Doktor;
- ''Bir'de ben bakayım'' demiş.
Alıp doktoru genç kadının evine götürmüşler. Doktor hastanın odasına
girmiş. Herkesi dışarı çıkarmış. Genç kadını muayene etmiş. Kadının
hastalığı basit bir soğuk alğınlığı. Ancak ateşi çok yükseldiği için
bayğın halde kendinde değil. Doktor hemen bir iğne yapmış. O sırada
kadının bacakları açılmış. Güzel de bir kadın. Doktor dayanamayıp
kadının koynuna girivermiş. Ama o sırada köylüler, pencereden
doktoru seyrediyorlarmış. Bir süre sonra doktor kadının odasından
çıkmış.
- ''Yarın sabaha iyileşir'' diye de köylüleri telkinde bulunmuş.
Gerçekten kadın ertesi sabah iyileşmiş. Doktor da birkaç gün sonra
köyden ayrılmış.
Aradan bir yıl geçmiş doktorun yolu yine aynı köye düşmüş. Bakmış
köylüler yine çok dertli.
- ''Ne oldu? Ne var?''.
- ''Bizim ağanın karısı çok hasta ölüyor''.
Doktor;
- ''Bir de ben bakayım'' demiş.
Köylüler umutsuzca başlarını sallamışlar.
- ''Hiç zahmet etme doktor bey, bütün köyün erkeklerine ağa emir
verdi. Hepimiz sıra ile senin yöntemlerini uyğuladık, ama nafile
iyileşmiyor''...
|
|
KALK KENDİN AL |
|
Soğuk ve karlı bir günde bir işadamıyla sarışın sekreteri yollarını
kaybetmişler ve bir ormanda kaybolmuşlar.
Bir süre sonrada arabaları bozulmuş ve arabayı terketmek zorunda
kalmışlar.
Zor ve uzun bir yürüyüşten sonra ormanın içinde bir kulübe bulmuşler
ve kendilerini hemen bu kulübenin içine atmışlar.
Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürüde battaniye olduğunu
görürmüşler.
Adam bir centilmen olarak sekretere onun yatakta yatabileceğini
söylemiş ve kendide uyku tulumu alıp yere yatmış.
Adam yattıktan birkaç dakika sonra sarışından bir ses gelmiş,
- Efendim, ben çok üşüyorum.
Adam tulumun fermuarını açmış ve kalkıp sarışına bir battaniye
vermiş ve sonra yine yatmış.
Tam uyumak üzereyken sarışın yine,
- Efendim, ben hala çok üşüyorum! demiş.
Adam yine fermuarını açmış, kalkmış ve sarışına bir battaniye daha
vermiş.
Sonra aynı sakinlikle uyku tulumunun içine girip, fermuarı çekmiş.
Tam uykuya dalacağı sırada sarışın yine,
- Efendim, ama ben çooooook üşüyorum. demiş.
Adam sarışına dönüp,
- Burası ıssız bir yer. Ne olduğunu kimse görmez. İstiyorsan bir
geceliğine karı-koca gibi davranabiliriz. demiş.
Sarışın cilvelenerek,
- Tabii efendim siz nasıl isterseniz. demiş.
Bunun üzerine adam avazı çıktığı kadar bağırmış,
- Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!!!!!".
|
|
BİRDAHAKİ SEFERE |
|
etrafinda guzelligi ile taninan sarisinin evlerine ,her aksam bir
iki aile gorucu olarak geliyormus,gelen goruculer boynu bukuk
ayriliyorlarmis.
lakin bizim sarisinin gonlu ,amca oglu olan kuzenindedir, bu arada
amcasinin ogluda bizim sarisina yaniktir,lakin bu arada
iki tarafin ailesi tarafindan evlenmelerine izin cikmamaktadir
karakara nasil evlenebileceklerini dusunurlerken ,bizim oglanin
aklina muthis bir fikir gelir ve sevdigine plani su sekilde anlatir
kacalim
hayir olmaz,ailemin rizasini almadan olmaz
o zaman benim ol,ailen mecbur kalarak seni bana vermek zorunda
kalirlar
o da olmaz,evlenmeden ve nikahtan once asla
o zaman aklima son olarak bir sey geldi
cabuk soyle ,nedir o?
o zaman sen beni hallet, beni sana vermek zorunda kalsinlar
bu fikir bizim sarisinin aklina yatar
ve sonunda olan olmustur sarisin amcasinin
oglunu hallettigi icin cok mutlu olarak eve doner
annesi kizinin bu durumunu hemen farkeder
hayrola ne oldu bugun sana? seni cok mutlu goruyorum der
anne bugun ne oldu biliyormusun? ben amcamin oglunun ustune cikarak
onu hallettim der
annesi de
kiziiiimmm,kiziiiiimm bu is icin altta veya ustte bulunman onemli
deyil ,halledilen bu durumda yinede sensin bekaretini almis senin.
nasil yani ?
nasilimi var amcanin oglu
seni bayagi halletmis
vay alcak vay,bu sefer beceremedim ama birdahaki sefer muhakkak seni
.................
|
|
UĞURSUZ KADIN |
|
Cafer komadadır, yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık
sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar;
- ''İlk işten kovulduğum zaman yanımdaydın. İflas ettiğim gün
oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik
kazası geçirdiğimde hastanede hep baş ucumdaydın''...
Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi.
- ''Şimdi komadayım yine başucumdasın sonunda anladım ama, çok geç
oldu yahu sen ne uğursuz karısın''...
|
|
SARIŞIN DEDEKTİFLER |
|
Üç sarışın detektif olmak üzere polis teşkilatına müracaat etmişler.
Yapılması icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek de
Komiser Kâzım'a düsmüs. Komiser Kâzim birinci kiza beş saniye
müddetle bir dosyadan çıkarttığı bir resmi göstermiş ve "Söyle
kızım" demiş "Bu bir suçlunun resmi, bu adamın bariz ne özelliği
var? Bunu ileride nasıl tanırsın?"
Kız şöyle bir durmuş ve "Çok kolay" demiş "Adam tek gözlü" Komiser
Kâzım resime bakmış ve "Kızım bu resim profilden, yani yandan
çekilmiş. Tabi tek göz göreceksin..." demiş ve aynı resimi ikinci
kıza gösterip aynı suali sormuş ve "Bana bak" diye ilave etmis
"Doğru dürüst
bir cevap ver"
Ikinci kız "Bu adamı tanımak çok kolay" demiş "Çünkü adamın tek
kulağı var" Komiser Kâzım "Kızım" diye bağırmış "Bu resim profilden
dedik yaa!...Adamın suratının öbür yanını göremiyoruz. Onun için kaç
gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz..."
Kâzım üçüncü kıza "Kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalis. Beni
çildirtma. Bu adamin bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl
tanırsın?" diye sormuş Kız "Bu adam lens takıyor" diye cevap vermiş.
Komiser Kâzım saskin, şaşkın resime bakmış ama adamın lens takıp
takmadığıni bir türlü anlayamamış. Merak etmiş adamin dosyasını açıp
okumuş, dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takıyormuş.
Komiser Kâzım üçüncü kıza hayranlık içinde "Aferin be kızım" demiş
"Doğru bilmişsin. Şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını
resimden nasıl anlayabildin?" Kız "Çok kolay" diye cevap vermiş:
"Tek gözlü, tekkulaklı bir adamın gözlük takacak hali yok ya !!"
|
|
DOKTOR |
|
Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider.
Doktor;
- ''Kulaklarına ne oldu''.
sarışın;
- ''Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de telefon diye ütüyü
koydum kulağıma''.
Doktor;
- ''Peki öteki kulağına ne oldu?''.
sarışın;
- ''Lanet olası tekrar aradı''...
|
|
HADİ BİRLİKTE ARAYALIM |
|
İki adam Akmerkez'de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış.
Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar.
- ''Ne oluyor birader'' demeye kalmamış, birisi;
- ''Kardeş kusura bakma karımı kaybettim'de onu arıyorum'' demiş.
Diğeri;
- ''sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum'' demiş.
Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki;
- ''Arkadaşım madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın
tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya
başlayalım eğer rastlarsak saat 12'de Mac Donalds'ın önüne gitmesini
söyleriz'' demiş.
Diğeri;
- ''tamam'' demiş ve başlamış karısını tarif etmeye;
- ''Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60
kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise
giyiyor'' demiş.
Ve diğer adama;
- ''Senin karın nasıl biri'' diye sormuş.
Diğer adam;
- ''*iktiret benimkini seninkini arıyalım''...
|
|
AYŞE BALKONDA |
|
Karı ve koca tatil günü evde televizyon seyretmekten sıkılmış, yatak
odasına geçmeye karar vermişler.... Ama ne mümkün 7 yaşındaki oğlan
evde.
- ''Oğlum, hadi biraz sokağa çık, gez, oyna''.
- ''Ihhhhh''. Israr faydasız. Afacanın sokakta gözü yok.
- ''Öyleyse, annenle ben odamıza geçelim, sen de balkona. Etrafta
neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et''.
Oğlan biraz mızıklanmakla birlikte çaresiz balkona geçiyor.
Bizimkiler'de yatağa. Ve afacan canlı yayına başlıyor;
- ''Şu an bizim sitenin otoparkına yabancı bir araç park etti. Şimdi
de Aygaz arabası sokağa giriş yaptı. Yaşlı bir kadın markete
giriyor''...
Kısa bir sessizlik...Ve rapora devam;
- ''Yan komşumuz Ahmet Bey amcayla karısı Necla teyze yatak odasında
sevişiyorlar''. Yataktakiler şok vaziyette.
Baba sesleniyor;
- ''Oğlum, nereden çıkardın şimdi bunu''..
- ''Hiçç. Küçük kızları Ayşe balkonda dikiliyor'da''...
|
|