| |
Kadin Erkek (Çapkın)
Fıkraları
|
BİRŞEY DEMEDİK AMA |
|
|
Selim, yıllardır
görüşmediği lise arkadaşı ile sokakta karşılaşmış. Sarılmışlar
birbirlerine. Derken arkadaşı evine yemeğe davet etmiş. Gitmişler
arkadaşının evine. Ev demeye bin şahit ister. Ev değil sanki saray.
Etraf uşaklar, hizmetçilerle dolu. Birlikte oturmuşlar yemeğe.
Çorbaları çok güzel bir hizmetçi getirip servis yapmış. Hatun o
kadar güzel ve sexi imiş ki Selim'in aleti kalkıp tak diye masanın
altına vurmuş. Arkadaşı vaziyeti anlayıp;
- Selim istersen yandaki odada halledebilirsin hizmetçiyi demiş.
Selim hizmetçiyi bir güzel becermiş. Tekrar yemek masasına dönmüş.
Bu kez yemeği öncekinden daha güzel bir hizmetçi getirmiş. Yine aynı
tak sesi. Arkadaşı bunuda götürebileceğini söylemiş. Selim
ikinciyide halledip masaya dönmüş. Tatlı servisini yapan hizmetçi
adeta afrodit kadar güzel olunca aynı tak sesi yine duyulmuş.
Arkadaşı onay verince Selim üçüncüyüde halletmiş. Bu sırada Selim'in
çişi gelmiş. Arkadaşına tuvaletin yerini sormuş. Arkadaşı;
- Bizim evin tuvaleti arızalı şu bahçeye yapıver demiş. Selim
bahçedeki bir ağacın altına işemiş. Daha sonra arkadaşı ile biraz
daha sohbet etmişler. Selim'in bu kez büyük tuvaleti gelmiş.
Arkadaşı yine bahçeyi kullanabileceğini söylemiş. Selim çıkmış
bahçeye bir ağacın altına oturmuş güzelce sıçmış. İşi bitince
etrafına bakınmış, en yakındaki ağaçtan kıçını silmek için bir
yaprak koparmış. O sırada yanağında sert bir tokatla irkilmiş.
Gözünü bir açmış evinde yatağında yatıyor, karısı başına dikilmiş,
sinirli sinirli bakıp şunları söylüyor:
- Ulan hayvan, bir kere *iktin tamam, ikinci kez *iktin yine birşey
demedim, üçüncü kez *iktin onada birşey demedim, yatağa işedin,
yetmezmiş gibi birde sıçtın, onada birşey demedim ama amımdaki
kılları niye yoluyorsun!
|
|
VERESİYE YOK |
|
|
Un imalatı yapan değirmenci
kesinlikle veresiye vermeyeceğim diye kendi kendine karar alıyor.
Yanında çalışan işçileri de toplayıp benden habersiz kesinlikle
veresiye vermeyin diye uyarmış.
Bizim uyanık bayan kuaför, beş torba un alarak çalışan işçilere
arabaya yükletiyor. Unu arabaya yükledikten sonra, param yok deftere
yazın gelecek ay vereceğim demiş.
İşçiler değirmenci dayıdan korktukları için kesinlikle olmaz deyip,
arabanın önüne geçmişler. İlk etapta kaçış yolu bulamayan uyanık
kuaför eğirmenci dayınızı çağırın demiş. değirmeci dayıya bir yanda
yalvarıyor bir yanda da çarpma senaryosu düşünüyor.
Yalvarmayla olmayacağını anlayan kuaför kararınıza saygılıyım. Benim
araba taksitimin günü yakındı. Taksiti ödedikten sonra aslında
borcumu ödeyecektim. O zaman yanıma bir işçinizi verin, unu eve
yıkalım birikmiş taksit paramla unun bedelini ödeyeyim. Taksiti
ödemenin de çaresine bakarız demiş. Yanına değirmenci dayı işçisini
de alarak evine gelmiş. İşçi un torbalarını sırtına alarak kuaförün
istediği yere indiriyor. Unun yerini sağlama alan kuaför,
veresiyemiz yokmuş! haydi koçum, defolup gidiyor musun; yoksa İmdat
sapık var diye bağırayım mı? Der demez garibanım arkasına bakmadan
değirmenin yolunu tutuyor.
|
|
GEÇ KALAN SAAT |
|
|
Adam yorgun halde eve
gelmiş,karısı heyecanla kocasına koşmuş ve anlatmaya başlamış. -Bu
gün ne oldu biliyormusun?
-Nerden bileyim!
-Bizim duvar saati var ya,az kalsın annemin kafasına düşüyordu.
-O saat zaten hep geç kalıyor!
|
|
ALDATTINMI |
|
|
Ünlü diş hekimi Sam ve eşi
50. evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı.
Sam birden eşine bir soru sordu:
- "Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?"
- "O da nerden çıktı?" diye sinirlendi eşi, "cevabı öğrenmek
istemezsin herhalde" dedi.
"İsterim" dedi Sam. "Lütfen anlat."
- "Madem öğrenmek istiyorsun, evet, seni üç kez aldattım"
diye cevap verdi eşi.
Kimlerdi bunlar?" diye sordu Sam. "İlki" diye anlatmaya başladı eşi
"hani sen 30 yaşındaydın ve kendi kliniğni kurmak istiyordun da
hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka müdürü eve
geldi; hiçbir sey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern
aletlerle kliniğini açabildin..."
- "Canım benim. Benim için kendini feda ettin demek. Benim sevgili
karıciğim" dedi Sam. "Peki ikincisi?"
- "Hani 50 yaşında kalp krizi geçirmistin ya, kritik bir by-pass
ameliyatı
olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu. Her an
ölebilirdin. Dr. Halery onca yoldan kalktı geldi, ameliyatinı yaptı.
Sen
hayata döndün" dedi eşi.
- "Ah benim sevgili karım. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez
daha
feda ettin, öyle mi? Peki üçüncü aldatışın?"
- "Hatırlıyor musun, yıllar önce diş hekimleri odası başkanı olmak
istemiştin de 369 oy eksikti...(!)
|
|
AKILLI MAKİNA |
|
|
Adamın biri arkadaşıyla
yemek yerken "Kolumun ağrısından ölüyorum" diye dert yandı.Arkadaşı
da "Ilerde köşedeki marketin önüne yeni bir bilgisayarli cihaz
koydular.Üç dolara bir jeton alıyorsun , yanında getirdiğin idrar
örnegini açılan kapaktan içeri veriyorsun, on saniye sonra neticeyi
ve tedavi için yapman gerekenleri ögreniyorsun"demiş.
Adam hemen idrarını bilgisayara vermiş.10 saniye sonra yazılı olarak
cevap gelmiş: "Kolunuzda bir cins eklem agrisi olan Teniselbo
oluşmuş. Sıcak tutun, ağır işlerden kaçının, iki haftada düzelecek"
Adam, muzurca bu akıllı cihazi nasıl aldatalabileceğini düşünmüş.Bir
miktar çesme suyuna köpeginden alınmış bir kılı koymuş, üstüne
karısının ve kızının idrar örneklerini eklemiş. cihaza
atmış. 10 saniye sonra yazılı yanıt gelmiş:
1. Çesme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazi almayı düşünün.
2. Köpeğinizde kene var.Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi
yıkayın.
3. Kızınız kokain bağımlısı.Bir psikiyatri kliniğine yatırın.
4. Karınız hamile. İkizler sizden degil. İyi bir avukat bulun.
|
|
HİZMETÇİ KIZ |
|
|
Adam arkadaslarina
heyecanli heyecanli birseyler anlatmaktadir,
- Çok acayip bir sey oldu arkadaslar, dün gece kapiyi çaldim,
karanlikta açani
hizmetçi kiz zannedip öptüm. Meger karim degil miymis?
- Eee, ne olmus yani?
- Daha ne olsunyahu? Karimi öperken karim; "Dikkat et sevgilim,
kocam her an gelebilir, diye fisildadi...
|
|
TUZLU FISTIK YALAMA |
|
|
Bunda fazla değil yaklaşık
10-20 yıl önceleri nişanlanan gençler, nişanlılarını görmeye
giderken eline kuru yemişten bir paket yaparak, eli boş gitmezlerdi.
İşte Anadolu da yeni nişanlanmış bir genç nişanlısını ziyarete
giderken, içinde kabuklu tuzlu fıstık olmak üzere bir paket yapmış.
Nişanlısı; kısa bir muhabbetten sonra kuruyemiş servisi yapmış. İki
nişanlı beraber kuru yemişten yemeye başlamışlar. Ziyarete gelen
genç; bakıyor ki, nişanlısı dilinin ucuyla kabuklu tuzlu fıstığın
dışını yalayarak içini çıkarmadan çöp tabağına atıyor.
Delikanlı dayanamayarak nişanlısına; canım sizin burada böyle mi
tuzlu fıstık yenir, diye sormuş.
Nişanlısı da evet deyince delikanlı, nişanlısının ağzına bakarak,
keşke bizim köyde de böyle yenseydi. Demiş. |
|