Anasayfa

 

 

Doktor Fıkraları
 

YA NE YAPACAKTIM ?


Adamın biri bağırsaklarında duyduğu rahatsızlıktan dolayı doktora gitmiş. Şikâyetini uzun uzun anlatan adam doktor tarafından iyice bir muayene edilmiş. Kontrolden sonra doktor durumu şöyle bir değerlendirip hastasına bir fitil yazmış ve 1 hafta sonra tekrar gelmesini istemiş.
Bir hafta sonra adam durumunda hiçbir düzelme olmadan gelmiş. Doktor duruma biraz şaşırıp daha güçlü bir fitil yazarak adamı yollamış.
Bir hafta ara ve adam tekrar aynı sorunla gelmiş. Doktor en kuvvetli fitillerden birini yazıp adamı evine yollamış.
10 gün sonra adam sinirli bir şekilde hastaneye gelip doktorun önüne ilaç kutusunu atıp:
-Verdiğin ilaçlar bi boka yaramıyor... diye çıkışmış
Doktor sonunda dayanamayıp sormuş:
-Kardeşim ne yapıyorsun sen yutuyomusun bunu yahu!
Adam yanıtlamış:
-Ne yapacaktım ya, götüme mi sokacam ilacı!

 

8 NOLU KUTU


Bir Doktor muayenesinin önüne kocaman bir pankart asmış,pankartta "her türlü hastalık tedavi edilir,edersem ücret 100 dolar edemezsem 1000 dolar iade" diye.Yoldan geçen Dursun pankartı okur:
- Bak manyak doktora 1000 dolar iade edecekmiş,şuna bir hastalık yaratayımda tedavi edemesin 1000 dolarını alayım
diye dalmış içeri;
- Doktor
demiş:
- Ben tat alma duygumu kaybettim yediğim hiç bir şeyden tat alamıyorum,
doktor:
- Basit, hemşire hastanın gözlerini bağla, bir kaşık ve 8 numaralı kutuyu getirirmisin?
Gözleri bağlanmış bir kaşık 8 numaralı kutudan hastanın ağzına verilmiş Dursuna:
- Çiğne
Dursun çiğner çiğnemez ayağa fırlamış
- Ulan
demiş
- B.k bu doktor tabiki b.k.
- Bak tat alabiliyorsun tedavi tamam
demiş ve 100 doları almış neyse ertesi gün Dursun tekrar gitmiş doktora
- Doktor
demiş:
- Ben hafızamı kaybettim hiç bir şey hatırlamıyorum.
Doktor demişki:
- Kolay oturun hemşiranım 8 numaralı kutuyu getirir misin?
Dursun ayağa fırlamış
- Hayır
demiş
- İstemem
Doktor sormuş:
- Niye yaa
demiş
- Onun içinde b.k var
doktor:
- Bak hafızanız yerine geldi hatırladınız verin 100 dolar
gitti 200 dolar. Dursun kızarak çıkmış:
- Ulan
demiş
- O 1000 dolarını almazsam senin
ertesi gün tekrar doktora; girmiş içeri:
- Doktor bey
demiş
- Benim bir derdim var
- eee
demiş doktor
- Nedir?
- Erkeklik organımda hiç bir hareket yok hiç bir şey yapamıyorum. doktor:
- Kolay, hemşiranım getirirmisin 8 numaralı kutuyu?
Dursun yine ayağa fırlamış
- Ulan
demiş s...im 8 numaralı kutuyu da hemşireyi de ha
demiş doktor demişki
- Bak onuda tedavi ettik bak maşallah 8 numaralı kutuyuda hemşireyide halladebiliyorsun ver bakalım 100 dolar daha.........

 

PATLAT BOĞULSUN ÖLSÜN


Kadınla kocası plaja giderler.kadın orada arkadaşlarının doktor doktor diye seslendiği yakışıklı bir gence kafayı takar.ne yapayımda ben bu doktorla yatayım diye plan kurmaya başlar.denizde yüzerken kocacım kocacım yetiş diye seslenir,kocası gelir ne oldu diye soruncada yüzerken mıma bir yengeç girdi ne yapacağım diye sızlanmaya başlar,kocası nasıl olur falan derken kadın bak şu genç doktormuş sor bakalım nasıl çıkaracağız der,adam doktora utana sıkıla yanaşır durumu anlatır
,doktor şu odada bir bakalım bi şeyler yapabilecekmiyiz diye adamla kadını bir odaya alır kadını yatırır,muayene eder herhanği birşey göremez,adama derki ilaçlık bir durum yok ama eşinle cinsel ilişkiye gir eğer yengeç seninkinin kafasını tutarsa hızla dışarıya çıkarırsın yengeçte çıkar,adam ürperir aman doktor der ben nasıl yapacağım ben korkarım siz doktorsunuz siz yapın der,doktor çaresiz mayosunu indirir kadın zevkten dörtköşe kadına organını sokar eğer tutarsa tuttu deyin diye tembihler.kadın tuttu tuttu diye seslenir doktor tam çıkaracak kadın bıraktı bıraktı,doktor tekrar hamle kadın tuttu tuttu tam çekecek bıraktı hareketler hızlanmaya başlamış,tuttu bıraktı bakmış adam iş ciddi
şakayla karışık karısı gidiyor dayanamamış bağırmış doktor patlat .mına koduğum yengeci boğulsun ölsün ....

 
İMAM VE BEKÇİ

Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış. O kadar zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış. Bir gün kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir doktor bey atanmış. Genç doktor, hem yakışıklı hem de çok parlak kız gibi bir şeymiş.

Doktoru gören bekçi ile imam, birbirleriyle iddiaya girmişler. Doktoru önce kim götürürse iddiayı o kazanacakmış. Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi doktorun muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlığını söylemiş. Doktor, bekçinin üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş. Bekçiyi muayene etmeye başlamış. Elini bekçinin sırtına ve göğsüne sürerken bekçi doktorun elini nazikçe tutmuş;

BEKÇİ:"Doktor bey sana birsey söylemek istiyorum"
DOKTOR:"Söyle bakalım"
BEKÇİ:"Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni bir kere yapmak istiyorum"
DOKTOR:"Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak için görev yapıyoruz."
DOKTOR:"Yalnız, şimdi akşam üzeridir, insanlar işten çıkmıstır, muayenehaneme uğrayabilirler, sen şu pencereden bir bak bakayim sokak sakin mi, yakalanmayalım." der.

Pencereler yukarıya doğru açılıp alttan mandallanan pencerelerdenmış. Bekçi pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dişarı çıkartıp sokağa bakmaya başlamış. Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek pencereyi kapatmiş ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış. Doktor bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış gidip gelmeye. Doktor gidip geldikçe bekçinin ağzındaki düdük "düüürt düüürt" diye ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi;

İMAM:"Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var"
BEKÇİ:"Bakıyorum asayiş berkemal mi?"
İMAM:"Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha kadar o pencerede nara attım" demiş.

 
ŞANSIZ DOKTOR

Şoför çarptığı yayayı teselli eder:
- Şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun karşısı.
Yerdeki inleyerek cevaplar:
- İşte o doktor benim.

 
DOKTOR VE YAŞLI ADAM


Adam 80 yaşına merdiven dayamış durumda doktora gider. Doktor muayenesini yaparken bu arada sorar
- Nasılsınız.Hayatınızdan memnun musunuz?
adam
-"Ah doktor bilemezsiniz o kadar mutluyum ki. 20 yaşında bi karım var ve benden 3 aylık hamile."
doktor çok şaşırır ve böyle bi durumu aklı almaz. Adama dönüp derki.
-"size bir hikaye anlatacağım. Adamın biri geyik avına çıkmayı çok seviyormuş." Her gün tüfeğini alır ava gidermiş. Yine bir sabah kalkar ava gitmek için hazırlanır.Yalnız yanlışlıkla tüfeğini alacağına şemsiyesini alır.
Neyse bu adam ormanda ilerlerken aniden önüne bir geyik çıkar. Adam şemsiyesini doğrultur nişanını alır güm geyik yerde. Yaşlı adam tam bu arada
- "Hayır kesinlikle başka biri vurmuş olmalı."
doktorda
-Evet kesinlikle:))

 
BAŞKASI ÇARPAR

Kadın doktora gittikten sonra eve geldi ve kocasına müjdeyi verdi:
- Hamileyim!
Adam şaşkınlık içerisinde:
- İmkansız!.. Ben hep dikkat ederim...

Emin olmak için doktoru ziyaret etti:
- Anlayamıyorum doktor, dikkat etmiştim.

- Bakın bayım... Bu araba kullanırken dikkat etmeye benzer. Siz dikkat edersiniz ama başkası gelip çarpar!..

 
BAŞ AĞRISI

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı, çekilmez bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;
"- Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var." der doktor.
"- Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum."
"- Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
"- Peki, kötü haber nedir doktor bey?"
"- Çok nadir görülen bir durumdur. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak."
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;
" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin için yaşarım. El içine nasıl çıkarım!"
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir.
Hastaneden taburcu olduğunda;
" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri.
" - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkâna girer.
Tezgâhtara;
" - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.
Tezgahtar Joe''yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
" - Bir bakalım. 44 beden!" der.
Joe gülerek;
" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"
" - Bu benim işim."
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken, tezgâhtar sorar;
" - Yeni bir gömlek de ister misiniz?"
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
" - Elbette" der.
Tezgâhtar Joe''ya şöyle bir bakar;
" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"
" - Bu benim işim!"
Joe gömleği giydi. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgâhtar sorar;
" - Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
" - Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım"
Tezgâhtar Joe''nun ayaklarına bakarak;
" - Evet...9-1/2... E."
Joe iyiden iyiye afallar;
" - İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!"
Tezgâhtar;
" - Efendim. Bu benim işim."
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur ayaklarına. Şöyle dükkân içerisinde bir tur atarken tezgâhtar sorar;
" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim ben!"
Joe aynaya bakarak;
" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve " - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgâhtara.
Tezgâhtar Joe''nun kafasına bakarak;
" - Eveeeeet...7-5/8."
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgâhtara;
" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.
Tezgâhtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
" - Bu benim işim efendim" der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgâhtar yine sorar;
" - Size bir tane de don verelim efendim."
Joe bir kaç saniye düşünür ve;
" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.
Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!" der.
Joe gülerek;
" - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.
Tezgâhtar kafasını sallayarak;
" - Hayır..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..."

 
YAPTIN MI ?

Adamcağız her gece yatağını ıslatır hale gelmiş.Yatmadan önce her türlü önlemi alıp çişini de yapıyor, ama gece yine yatağını ıslatıyormuş.Sonunda canına tak etmiş ve soluğu psikologda almış.
Doktor hastasını önce telkin ederek uzanıp rahat etmesini sağlamış ve terapisine başlamış;
- Eveeet... şimdi anlatın bakalım.Her gece yatağınızı nasıl ıslatıyorsunuz?
- Valla doktorcuğum, yatmadan önce çişimi yapıyorum ve yatağa yatıp uyuyorum.
- Ee? gayet güzel devam edin.
- Uyuduktan bir süre sonra rüya görmeye başlıyorum.
- Peki nasıl bir rüya görüyorsunuz?
- Rüyamda yeşil, küçücük bir adam geliyor ve bana ;"-Çişini yaptın mı?"diye soruyor.
Ben de; "-Hayır yapmadım." deyince ;"-Hadi bakalım, öyleyse şimdi yap!" diyor, ben de yapıyorum.
- Hımmm... Tamam anlaşıldı. Şimdi evinize gidin. Bu gece yine çişinizi yapıp yatın. O yeşil küçük adam gelip size "-Çişini yaptın mı?" diye sorarsa siz de "-Evet! Yaptım!." diye yanıtlayın ve yatağınızı ıslatmaktan kurtulun.

Bu reçeteyi alan hastamız eve gider.Yatma vakti gelince çişini yapar ve yatağa yatar.Kısa bir süre sonra uyuyup rüya görmeye başlar ve yeşil küçük adam gelir, bizimkine sorar;
- Çişini yaptın mı ?
- Evet! Yaptım!
- Ya büyüğünü?
- I-ıh yapmadım.
- Hadi bakalım,öyleyse şimdi yap...

 
ÇİNLİ İLE DOKTOR

Çinlinin biri iş amaçlı Türkiye`ye gelmiş, aksilik bu ya bir trafik kazası geçirir ve tercümanı ölür kendisi ağır yaralıdır. Aradan biraz zaman geçer adam biraz iyileşir, doktor kontrol için çinlinin odasına gider, çinliye yaklaşır ve raporlara bakarken çinli doktora;
- çhan çhin çhun.der
doktor şaşırmış bir durumda hastaya yaklaşır ve sorar
-ne demeye çalışıyorsun?
-çhan çhin çhun.
doktor meraklanmıştır ve tekrar sorar
- ne lazımdı der.
Artık çinlinin rengi solmaya başlamış bir halde tekrar;
- çhan çhin çhun. der ve ölür.
Doktor çinlinin söylediklerini bir kâğıda yazar ve düşünmeye başlar, bana kesinlikle parasının yerini söylemiştir diye hayaller kurarak tercüman arar ve kâğıdı uzatır ve Türkçeye çevirmesini söyler tercümana. Kâğıtta şöyle yazar
- hortuma basıyorsun nefes alamıyorum!...